12 Ağustos 2012 Pazar
Okan Bayülgen ile Telegol aynı ekranda nasıl olur?
Bir kanal çıkıyor, Okan Bayülgen'i transfer edip tüm yayın akışını ona göre değiştiriyor. Ciddi maddi destek sağlıyor. Ardından daha fark edilen bir kanal oluyor, hemen hemen tüm programlarına bir farklılık yansıyor
Lakin o kanal gidip Türk futbolunu her hafta eğlence sektörüne meze yapan bir programı transfer ediyor. Eğlence için Okan Bayülgen var zaten, Telegol'e ne gerek var demiyor? E o zaman Okan Bayülgen'in başlattığı değişim ne olacak? Ne olacak, gün gelecek Telegol kalacak, Okan Bayülgen gidecek.
Ben yaşlarda eğitimli spora meraklı bir yakınımın her hafta Telegol seyrettiğini öğrenince şaşırmıştım, "Gerçekten mi, sen hoşlanmızsın o tars spor programlarından" diye sormuştum. Arkadaşım, "Ben eğlence için abi, eğleniyorum, gülüyorum o adamların hallerine" demişti.
Önce şaşırsam da belli bir zaman sonra anladım. Gerçekten Telegol'ü insanlar futbol falan değil sadece oradaki adamların kavga gürültüleri, canlı yayına bağlanıp onlara sallayanları görmek için izliyorlar. Eğlence için yani, o kadar.
Türkiye'nin kaderi daha doğrusu Türkiye'deki medyanın kaderi bu: Kötü, iyiyi kovuyor. Türk medyası, Vasatın İktidarı olmayı canı gönülden istiyor. Çünkü böylesi hem daha ucuz,hem de kitleleri uyutup gereken 'rıza'yı üretmek daha kolay.
Birden çok dilden bilen, daha kalifeyi bilgilere sahip olanların bu sektör yerine eğitim aldıkları ekonomi, siyaset, vb. alanlarda olmaları, medyaya özellikle de gazeteleri tercih etmemeleri bu yüzden.. Meydan kime kalıyor, Telegol tarzı gazeteciliğe...
Not: Yazıda Okan Bayülgen'e verdiğim önemden ayrıca bahsetmedim. Programında "Medya Arkası" diye bir bölüm yapan biri, düzene uymayan rahatsız bir adamdır zaten.. İşitme engelliler için yaptığı hizmet de medyada bir ilktir, o da ayrı.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder