28 Ağustos 2012 Salı
ALEX'İN HEYKELİ NEREDE?
Bugün Hürriyet gazetesinin eski genel yayın yönetmeni, fahri Fenerbahçe muhabiri Ertuğrul Özkök, Alex'le ilgili bir yazı kaleme almış. Yazısında demiş ki, "Bu taraftar Alex'in heykelini dikti, şimdi taraftar o heykeli ne yapacak, depoya mı kaldıracak" demiş.
Dikildi ise nerede bu heykel sayın Özkök?
Fenerbahçeli beşten fazla taraftar grubu Fenerbahçe'nin son şampiyonluğu sonrası toplanarak Alex de Souza'nın heykelini dikme kararı verdi. Bu konuda bir araştırma yaparak maliyetini öğrendiler. Sonra aralarında para topladılar. Ne kulüpten ne herhangi bir sponsordan ne bir işadamından para talep etmediler. Kendileri para toplayarak maliyeti karşıladılar.
Anlaşılan bir heykeltraş Alex'in belirlenen bir sevinç karesinden heykelini yaptı, bitirdi ve taraftarlara teslim etti. Ancak bu yaşananlar sırasında şike soruşturması başladı. Taraftar yine de heykeli açma kararından vazgeçmedi. Yoğurtçu Parkı'nda Lefter Küçükandonyadis'in heykelinin karşısına dikilecek Alex heykeli için Kadıköy Belediyesi'nden gerekli izinleri aldı. Tarih belirlemek için kulüple yapılan görüşmelerde de sorun çıkmadı. Hatta heykelin oturtulacağı mermer kaidenin yerleştirilmesi sırasında Fenerium görevlileri çalıştı. Kaidenin çevresinin bir yönüne Alex'in muhteşem kariyeri, bir yönüne de heykel için cebinden az çok para veren herkesin ismi bir hatıra olarak alfabetik sırayla yazıldı.
Mermer kaidenin bu kısımları örtülerek açılış tarihi belirlendi. Kulüp de onay verdi. Fenerbahçe'nin bir maçı öncesi taraftarlar açılış için toplandı. Ancak sonra birden açılışın ertelendiği açıklandı. Ne olmuştu da açılış ertelenmişti acaba... Erteleme kararını, heykelin açılışını -yapılışını değil ama açılışını- üstlenen Fenerbahçe kulübü almıştı. Çünkü başkan Aziz Yıldırım kendisi içerideyken bu heykel açılışını uygun görmemişti.
Taraftarlar dağıldı, heykel kulüpte kaldı. (Muhtemel stattaki depolardan birinde) Aziz Yıldırım bir yıl sonra tahliye edilse de heykel açılışı yapılmadı. Bir daha da açılışla ilgili ses seda çıkmadı. Bu arada Aykut Kocaman, Alex'in tasfiye sürecini başlattı. Lefter'den sonra heykeli dikilecek ismin bir yabancı futbolcu olması mı hazmedilemedi mi nedir, Alex'e 8 yıllık muhteşem kariyeri sonrası görkemli bir veda yerine kavga gürültü başladı.
Alex twitter'dan Aykut hocasına salladı. Hocası da onu kadro dışı bıraktı. Alex de o maça eşi ve çoçuğuyla geldi. Oğlu Felipe ile zemine indi, top oynadı. Kadınların kendisine yönelen ilgilerine imza ve tebessümle karşılık verdi. Sonra tribüne çıktı. Kadın taraftarlar ise o maçta gayet nazik bir şekilde - erkekler gibi küfürle değil - "Aykut söyle, Alex nerede" diye seslendiler. Ancak bu tezahüratın ikinci yarıda da sürmesi başkan Aziz Yıldırım'ı rahatsız etti. Başkan yeryüzüne indi! Belki de dünya futbol tarihinde ilk kez yaşanan bu olayda Yıldırım, "Sevgili Fenerbahçeliler... Ben Aziz Yıldırım. Takımınızı destekleyin, yanlış yapıyorsunuz, sahada oynayan takımınızı destekleyin, Aykut hocanıza sahip çıkın" dedi.
Bu mesajın anlamı açıktı: Ben Aykut Kocaman'a laf ettirmem, sahada olanlara destek verin. Başkanın bu tavrının sebebi kesinlikle sahayla ilgili değil. Başkanın çok sevdiği 'saha dışı'yla alakalı. Yıldırım, 3 Temmuz 2011'den sonra Metris'te yapayalnız kalmışken; şampiyonluğuna, bir sezon verdiği mücadeleye sahip çıkan Aykut Kocaman vardı. Alex yoktu. Alex, başkanını az çok tanıyordu ve biraz da yapısı gereği çok konuşmamayı seçti.
Aykut Kocaman ise Rıdvan Dilmen ile birlikte 'sahadaki mücadele'ye saygı gösterilmesini istedi. Burada aslında bir itiraf vardı. Sahadaki mücadeleye bakın demek "Saha dışında ne oldu bilmiyorum, ilgilenmiyorum, banane... Ben sahada aslanlar gibi oynadım, şampiyon oldum, ona bakın" demek istedi. Bu tavır asrın buluşu oldu. Fenerbahçe'nin şike dosyasındaki en önemli savunma unsuru bu sözler oldu. Tapelerde ortaya saçılan, üstü örtülemeyecek gerçekler, "Sahaya bakın sahaya..Dışarıda olanlar sahaya yansımadı" denilerek püskürtüldü.
Neticede Fenerbahçe'ye ne içeride ne dışarıda bir ceza çıkmadı. Başkan tahliye oldu, Aykut Kocaman ile sözleşme yenilendi. Ancak Kocaman oldum olası Alex'e sıcak değildi. Zaten çok yakın arkadaşı olan spor yazarı Altan Tanrıkulu yıllardır "Alex'siz bir Fenerbahçe"nin propagandasını yapıyordu. Kocaman da 3 Temmuz sürecinin kredisini kullanarak Alex'in tasfiye harekatını başlattı.
Bu oyunda kazanan Aykut Kocaman ve Aziz Yıldırım olacak. Kaybeden ise Alex ve onun için ceplerinden topladıkları parayla heykelini yaptıran taraftarlar olacak. Alex ülkesine dönecek ama Fenerbahçeliler burada kalacak ve diktirilmeyen o heykelin mermer kaidesine bakıp derin bir 'ah' çekecekler: "Ah o bir oy, ah o bir oy"
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Alex'in heykelinin dikilmesi ona daha büyük sorumluluklar getirecektir. Yakın bir zamana kadar yaptığı gibi sadece Fenerbahçelilerin değil tüm futbol severlerin takdir ve sevgisini kazanması ve bunu korumasını bilmesi gerekecektir. Heykeli dikilmiş adam olmak ve bu sorumluluğu taşımak kolay değildir. Heykeli dikilmiş bir adam basit hesapların peşinde olmamalı ve bazı çıkar veya şer güçlerine alet olmamalıdır. Alex bundan sonra heykelini diken o taraftara laik olmak için daha dikkatli davranmalıdır. Zira Alex bu güne kadar Fenerbahçeden maddi ve manevi anlamda çok şey almış ve bununda karşılığını vermiştir. Ancak Alex bundan sonra daha özverili olmak durumundadır. Bu heykelin Fenerbahçe taraftarını ikiye bölmemesini, gerek Alex'e ve gerekse Fenerbahçeye hayırlı olmasını dilerim.
YanıtlaSil