Formula 1'in iki hırçın pilotu Lewis Hamilton ve Jenson Button...McLaren takımının F1'de takım emirlerine rağmen kendi aralarında bile yarışıp birbirlerini geçmeye çalışan iki harika pilotu... McLaren takımı, iki başarılı sporcusunun müthiş rekabeti için harika bir çizgi film yaptı. Bu çizgi film, sadece çocuklara değil tüm Formula 1 tutkunlarına hitap ediyor.
- kenan abi, yazına başlayalım mı?
+ evim çok
yakın, az sonra evden ara istersen
(saraçoğlu'ndadır kendisi, ev de
kızıltoprak'ta)
- selamlar abi, hazır mısınız?
+ evet yerimiz ne
kadar
(arkadan müzik sesleri geliyordur tatlı tatlı)
- hemen açmışsınız
cazınızı
+ ee, müziksiz olmaz
- doğru, yeriniz 2 bin vuruş abi
+ hede
de hödö de falan filan bitti. fazlamız var mı
- yok abi yine tam verdiniz.
ağzınıza sağlık.
+ senin de eline sağlık. iyi akşamlar
- eyvallah abi.
görüşmek üzere...

Bir çok kişi için erken gitti denir ama aslında herkes
üzerine düşeni yaptıktan sonra ayrılır yeryüzünden. Kenan Onuk da böyle bir
adamdı. Kızıltoprak'ta, en baba caz sanatçısında bile bulunmayacak albümlerinin
yer aldığı dev bir caz arşivine sahipti. Hiçbir zaman nezaketten ve kibarlıktan
vazgeçmedi. Ekranda ne ise gerçek hayatta da aynıydı. Rol yapmıyor, içindekini
oynuyordu.
Hiç kimsenin canlı yayına çıkaramadığı Hıncal Uluç'u bir
pazar günü ekrana çıkardı, Cüneyt Koryürek ile birlikte... Konu Süreyya Ayhan
idi. Telefon hattında Mehmet Yurdadön vardı ve Süreyya Ayhan'ın çalışmaları
tartışlıyordu. O gün ekrana çıkarmayı başardığı Uluç ve Koryürek ile birlikte
tartışmanın alevlendiği dakikalarda bile sükunetini bozmadan Yurdadön ve Ayhan'a
yöneticilik ve sporculuk dersi vermişti.
Ne diyelim, yeri dolsun
inşallah. Başlığını çaldığım Ali Murat Hamarat'ın yazısını da okumadan geçmeyin...
http://tr.eurosport.com/ali-murat-hamarat-gunun-tarihi_blog216/beyefendi_post2160694/blogpostfull.shtml
Not: Kenan Onuk, bugün hayatta olsa; sabah 8'den itibaren NTV
Spor kanalını izlese ta gece son bültene kadar.... Sanmıyorum memnun kalsın, kanalın
halinden...