Volkan Demirel'in ardından bir başka sorunlu futbolcuya bakalım. Engin Baytar... 30 yaşına yaklaşan Engin'in doğum yeri Almanya.. Gurbette dünyaya gelip çok kültürlülüğe gebe olmak sorunların temelini atmak gibi bir şey... Ne oralı ne buralı olamamak başlıyor hemen. Futbol kariyeri orada start alıyor, Arminia Bielefeld'in altyapısının ardandan Türkiye'de Maltepespor ile Türkiye sayfasını açıyor.
Ardından Gençlerbirliği, Eskişehir ve Trabzonspor... O ana dek hırçın, çok kart gören, disiplinsiz bir adam olarak tanınıyor, ün yapıyor, belli bir mesafe ile bakılan adam oluyor. Yeteneklerinden çok bu yönleri konuşuluyor Engin'in... Ardından Şenol Güneş'in terapileri başlıyor.
'Bilge adam' Şenol Güneş'le buluşma ve hayatında yeni bir dönemin başlangıcı... Ciddi bir ilerleme kaydediyor Engin ancak temelde bir sorun olduğu için bir süre sonra Engin yeniden hata sinyalleri veriyor. Bir maçta oyundan alınmasına sinirlenip hocası Şenol Güneş'e küfretmeye kadar varıyor işler.
Engin'in bu bir türlü düzelmeyen, zaman zaman tekrar tekrar eden hırçın, sinirli, saldırgan kimliği dönemin Türk Milli Takımı'nın hocası Guus Hiddink'in de dikkatini çekiyor. Hollandalı adam, tipik bir Avrupalı olduğu için sorunun temeline inmek, yetenekli bir futbolcuyu kazanmak istiyor. Babasıyla görüşmek talep ediyor. Engin'in futbolu çok seven, her hafta Küçükçekmece bir halı sahada dostlarıyla maç yapan babası Adnan Baytar, Hiddink'le görüşmeyi kabul ediyor ama görüşme verimli geçmiyor.
Hiddink, baba Baytar'a Engin'in çok verimli bir futbolcu olduğunu ancak bu ara sıra hata verme sorununun bunu gölgelediğini anlatıyor. Engin'in kazanılması halinde Türk Milli Takımı'na da hizmet verebileceğini anlatıyor ve "Neden böyle" ve "Biz ne yapabiliriz" diyor. Baba Adnan bey ise artık Engin'in vukuatlarının ardından klasikleşen demecini veriyor: "Ben oğluma küçükken bir fiske bile vurmadım. Neden böye oluyor bilmiyorum."
Hiddink çaresiz kalıyor. Şenol Güneş'in ardından Engin'le uğraşma sırası Türk futbolunun bir başka Profesörüne geliyor. Fatih Terim, Colin Kazım'lı kadroya Engin'i katmakta bir beis görmüyor. Engin, Güneş'ten sonra Terim'le de nispeten sakin bir sezon geçiriyor. (Rakamlar aşağıda olacak) Ancak sakin geçen bir sezonun ardından Engin'in yine hata zamanı geliyor. Rakiplerine hocalarına küfreden oyuncu bu kez hakeme saldırıyor ama bu normal bir saldırıdan farklı. Önce rakibe, sonra hakeme, karttan sonra tekrar hakeme, sonra tribünlere yöneliyor öfkesi... Ve 11 maç ceza geliyor. Engin'i kaybetmek istemeyen Terim, "Suçunun cezasını çekecek ama onu kazanmayı seçeceğim" diyerek pes etmeyeceğini gösteriyor.
Engin'in yaşı 29, önceki 'hırçın' futbolcu örnekleri gözönüne alırsak 3-4 yıllık bir kariyeri daha var. Galatasaray'da kalırsa iyi para kazanma imkanı sürecek. Engin'in sorununa gelirsek... Mutlaka kazanma / Haksız çıkmaya tahammül edememe / Kaybettiğinde mutlaka dışarıdan bir sorumlu bulma...
Geçtiğimiz günlerde gazeteye Olimpiyat Şampiyonu Servet Tazegül gelmişti. Servet'le sohbet esnasında 'hastalık' derecesinde kazanmaya olan hırsından bahsettik. Sessiz bir görüntüsü olan Servet, "Kaybetmeye tahammülü yok" demekle yetinirken, ağabey konumundaki Bahri Tanrıkulu söze girdi: "Tavla da oynasak, Play Station da oynasak kaybedince çok sinirlenir. Hemen yeniden oynamak ister. Bizi yenene dek tekrar tekrar oynamak ister. Yenildikçe o kadar ısrar eder ki tekrar oynamak için, artık bitsin diye bilerek kaybederiz."
Geçtiğimiz günlerde bir Profesör Doktor büyüğüme, "Kazanma Hastalığı, Kaybetmeye Tahammülü Olmama" hastalığının tedavisini sordum. Bakın ne dedi: "Bunun ilacı yok, asla da icad edilemeyecek. Tek tedavi yolu maneviyatını güçlendirmek"
Fotoğrafa bakarsak Engin, Serkan Balcı ile Kabe ziyareti ile bunu denemiş aslında. Ancak fotoğraflarla bir kez daha bakarsak Engin'in dövmesi, tercih ettiği tişörtleri ve tavırları içindeki 'karmaşa'nın bir dışa vurumu. Kabe'de huzur arayışına bir yardım kampanyasına katılmak için aldığı Naomi Campbell tişörtü eşlik ediyor. Umarım Engin Baytar, Fatih Terim'le daha çok mesai geçirme fırsatı bulur da 'kazanılmış adamlar' kısmına eklenir.
Engin Baytar'ın dönem dönem kartları
2005-2006 Gençlerbirliği 4 maç 2 sarı
2006-2007 Gençlerbirliği 33 maç 11 sarı 1 kırmızı
2007-2008 Gençlerbirliği 35 maç 12 sarı 1 kırmızı
2008-2009 Gençler/Eskişehir 23 maç 12 sarı 1 kırmızı
Şenol Güneş'li yıllar
2009-2010 Trabzonspor 30 maç 10 sarı 2 kırmızı
2010-2011 Trabzonspor 20 maç 4 sarı (Uzun bir sakatlık)
Fatih Terim'li yıllar
2011-2012 Galatasaray 35 maç 6 sarı 1 kırmızı (En iyi sezonu)
2012-2013 Galatasaray 1 maç 1 sarı 1 kırmızı 11 maç ceza



